HaberlerManşetler

Allah Türkleri gönderdi, Şimdi zalimler için ceza günüdür

Ben buradan osmanlıların torunlarına mesaj
gönderiyorum.
Diyrum ki:
Ey Osmanlının torunları, Allah aşkına
Suriyeli kardeşleriniz
Ben sizlere yaratılmışların efendisi Sallallahü
Aleyhi Vesellem’in sözünü hatırlatıyorum
Kim bir Mü’min’e yardıma muhtaç olduğu
bir durumda yardım ederse, Allah’da ona
kıyamet gününde yardım eder.
Ey Osmanlı torunları sizlere şunları
hatırlatıyorum:
Fatihler olan ecdadınızın tarihini
Kahramanlık ve izzetleriyle bilindiler.
En muhteşem kahramanlıklarıyla tarih
yazdılar.
Bu mazlum halkın çığlıkları boğazları yırttı.
Bağırmaktalar cellatlarının kırbaçları
Ve bombaların alevleri altında
Neredesiniz ey Araplar!
Neredesiniz ey Müslümanlar!
Arap liderlerinin kalplerinin ya da
Müslümanların liderlerinin hareketlenmesi
dileğiyle.
Velakin ne fayda…..
Dünya bütünüyle izlemekte
Canlı yayınlarda
Azapların ve eziyetlerin en şiddetli türleriyle
Ve sanki tüm bunlar hiçbirinin umurunda
değil.
Ve bugün Şam ehli 9 seneden sonra küçücük
umutları kaldı.
Yeni fecrin ışıltıları ufukta gözükmekte.
Allah, Türkiye’nin mazlumlara yardım
savaşını modern asırda sahiplenmesini diledi.
Çileli komşularını savunmak için
Suriye’nin sabık şehitlerine güzellikle karşılık
vermesi için
Onlar ki İstanbul’un, Konstantin’in şehrinin
surlarına şahitlik etmiş
En mühteşem muharebeleri Çanakkale’de
efsaneleştirerek Halıları göğüslemiş
Umulur ki zalime karşı mazluma yardın edilir.
Muhacirleri vatanlarına dönerler
Müstebit tağutlara denir ki: Yeter!
Çok kan döktün; işte bugün ceza günüdür
Şu günleri unuttunuz mu?
İspanyollar Endelüs’teki Müslümanlar
aleyhine ittifak ettiklerinde Endelüs ehli
Müslümanların liderlerine mektuplar
göndererek yardım dilediler.
Ancak hiçbir yardımcı çıkmadı.
Ta ki kanlarıyla mehirledikleri mektubu
II.Beyazid’e gönderene kadar.
Fatih Sultan Mehmet’in oğlu
Şunları yazdılar:
Yüksek hazretlerine
Yardımcımız Sultan Hazretlerine
Nasır melik,
mazluma insaflı ve adaleti ayağa kaldıran
II.Bayezid
Muhakkak ki düşmanlarımız her cihetten
bizleri sarmıştır.
Ve muhakkak Allah’tan sonra sizden başkası
kalmamıştır.
Yakınlarımızdaki ve uzaklarımızdakiler bizleri
terk etmiştir.
Endelüs’teki Müslümanlar, sizlere selamlarını
iletiyorlar.
Ceseteleri parçalanmış yaşlılarımızdan size
selam olsun
İzzetlerinden sonra saçlarından sürüklendiler.
Esaretten kurtulma ümidindeki kadınlardan
size selam olsun
Cellatları kendilerini zorla halvete
sürüklemekte
Kerih altındaki acizlerden size selam olsun
Domuz ve ölü etleri zorla kendilerine
yedirilmekte.
Başımıza gelenleri sizlere şikayet ettik ey
yardımcmız
Düçar olduğumuz zararları, belaları ve en ağır
musibetleri
Eğer gözler şu düştüğümüz hali görselerdi
Gözyaşları boşalırdı hıçkırıklarla
Sultan Bayezid bu satırları okuyunca
gözyaşları sakallarını ıslattı
Sonra yüksek sesle bağırdı:
“Ey sadrı-azam, ey vezirler!” Vezirleri
huzurunda toplandılar.
Sonrasında onlara mektuptan bahsetti
“Ne düşünürsünüz ey vezirler”
Sadr-ı Azam sözü alır ve:
“Ey Sultan Hazretleri, eğer bu harbe girersek
büyük
Hristiyan devletleriyle çatışmaya girmiş
oluruz.
Kastilta,Sicilya ve daha başkaları…
Sonra Sultan Hazretleri, Safeviler bizlere tuzak
kurmaktalar
saflarımız parçalanmış durumda ve
Memlüklülerle savaş halindeyiz.
Ve Endelüs’e deniz yolundan başka bir yol
bulunmamaktadır.
Halimiz kardeşlerimize yardım etmemize el
vermiyor.
Ve sultan şöyle bir düşündü, sonra başını
kaldırdı.
Öyle kelimeler sarfetti ki tarih bu kelimeleri
altın harflerle yazdı:
“Tarih benden yardım dileyeni geri
çevirdiğimi yazmayacak.
Hayır asla, tarih kardeşlerimi yalnız
biraktiğimi yazmayacak.
Mazlumlar benden yardım dilediği halde
onları bir
başlarına bırakırsam Rabbimin huzuruna nasıl
çıkarım?
Sonra denizci komutan Kemal Reis’e bakar ve:
Ey komutan, tam teşekküllü bir donanma
hazırlamanı emir buyururum. Endelüs’e
yardım için tez zamanda yola koyul.
Onları kanınla ve canınla savun, dinlerini ve
ırzlarını koru
Endelüs ehlini korumak için askerleriyle ve o
korkutucu donanmasıyla yola koyuldu.
Müslümanların necdeti için işte bu azametli
duruşu tarih kaydetmektedir.
Muhakkak II. Bayezid ölmüştür ancak hatırası
ölmemiştir.
Ehli için gösterdiği gayret, yardım ve cesaretli
duruşu ölmedi.
İşte biz bugün yine onu hatırlıyor ve ona
rahmet okuyoruz.
Allah’ın selamı üzerine olsun ey Sultan
Bayezid ve baban Fatih Sultan Mehmet’e de
selam olsun.
Allah ikisine de rahmet eylesin.
Allah, sizi geniş cennetlerinde ağırlasın.
Ve işte bugün tarih kendisini tekrar ediyor.
Sanki olaylar tekerrür ediyor.
Sanki olaylar benzerleriyle yeniden
gerçekleşiyor.
Ve işte bugün asrın Moğolları Şam diyarını
istila etmekte.
Kadınları göz göre göre öldürüyorlar.
Çocukları diri diri gömüyorlar.
Evleri ailelerin üzerine yıkıyorlar ve
Müslümanların minarelerini yıkıyorlar.
Ve şam ehli nida ediyor:
“Ey Müslümanlar, nerede bir karşılık
verecekler”
Ey Osmanlı torunları sizlere nida ediyorlar.
Ve sizler onlara en yakın insanlarsınız.
Hudutlarınız onların hudutlarının yani başıdır.
Onlar sizin komşularınızdır.
Onlar kardeşlerinizdir.
Allah’ın indinde onlara yaradım etmeniz
vaciptir. Beni Şam ehlinden biri olarak size şu
beyitleri gönderdiğimi varsayın:
İkram sahiplerine selam olsun
Söz verdiklerinde arkasında duranlara selam
olsun
Asker kafilerinin peşi sıra geldiklerini gördük
Görecek miyiz zorbalara karşılık verdiğini
Ey cedleri hayırlarla dolu olanlar
Ey her bilen için tarihlerinin şahitlik ettiği
Şam diyarı sizin bir parçanızdı
Ve bayraklarınız her bir yanı doldurmakta idi
Asla açlık bırakmayın
Her kim yurdundan çıkmışsa
Ve sizler onlar için
Sığınılacak sağlam bir kalesiniz
Allah aşkına mazlum kardeşleriniz
ki onlar sizden yardım talep ediyor
Muhakkak ki Allah mazlumlara yardımı
emrediyor.
İşte bu kelimeleri manaların rahminden
yazdım.
İşte buradan, Şam diyarından Allah bize
bu beldede 7 senedir yaşamış olmayı yazdı.
Ve Şam ehlinin yardım nidalarına şahitlik
etmekteyiz.
O yardım nidaları ki duyulunca kalpler
titremekte ve vicdanlar parçalanmakta.
Güç ve kuvvet alemlerin Rabbi Allah’a
mahsustur.
 

Comment here