GenelManşetler

HZ. İSA KIŞIN DOĞMADI
Noel’le yılbaşını birbirine karıştırmayın.

Yılbaşı ve Noel’in ayrı şeylerdır. Kadim pagan kültürü ve kapitalist tüketim kültürüne benziyor.

”Gönül ister ki her yılbaşı, insanoğlunun iç içe geçmiş muhasebelerini yaparak, kendi insanlığını yeniden kurduğu bir milada dönüştürmesi geçmiş yılın muhasebesini yapması, gelecek yıla kavuştuğu için de yaratıcısına şükrederek zamanını geçirmesidir”

Yılbaşı ve yılbaşı kutlamalarıyla ilgili  farklı açılardan bakıldığında Noel ve yılbaşı meselesinin sadece dini açıdan ve dinler tarihi açısından değil, sosyal bilimler, sosyoloji ve kitle psikolojileri açısından da değerlendirilmeyi hak eden bir husustur.

”Pek çok konuda tüketim kültürlerine atıfta bulunan sosyal bilimcilerimizin bu konularda kalemlerini esirgemiş olmalarını bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Noel ve yılbaşı meselesi aynı zamanda kadim pagan kültürleriyle kapitalist tüketim kültürlerinin iç içe geçtiğini gösteren uygulamalardır aynı zamanda. Özellikle bu açıdan değerlendirmek lazım.”

 ”KÜLTÜR VE KİMLİK EROZYONU OLUŞTURMAK DOĞRU DEĞİL”
Dünyada bir Noel ekonomisi oluştuğunu, filmleriyle, pazarlamalarıyla, ürünleriyle düşünüldüğünde tüm insanlığın Noel tüketim ekonomisi ile karşı karşıya bırakılmıştır.

Noel tüketim ekonomisi üzerinden hem de çocuklar üzerinden bir kültür ve kimlik erozyonunun oluşmasıdır. Buna millet olarak, buna bilimadamları, fikir adamları, düşünce adamları, öğretmenler, üniversitelerin üzerinde kafa yorması lazım. Bu sıradan bir hadise değildir. Özellikle Noel tüketim ekonomisi üzerinden, çocuklar üzerinde bir kültür ve kimlik erozyonu oluşturmak doğru değildir.’’

‘’NOEL İLE YILBAŞINI BİRBİRİNE KARIŞTIRIYORUZ’’
Ülkemizde yılbaşı konusunda hem bilgi hem de uygulama olarak iki hata yapıldığını düşünüyorum.

”Birincisi Noel ile yılbaşını birbirine karıştırıyoruz. Yani tamamen Hristiyanlığın bir simgesi haline gelen ‘Christmas’ dediğimiz Hazreti İsa’nın doğum ayininin gerçekleştiği 24 Aralık, 25 Aralık ve bazı yerlerde 26 Aralık’a uzanan tarihlerde kutlanan Hristiyanlığın Noeli ile ki Hazreti İsa’nın doğumu da malumunuz Batı kiliselerinde 24-25 Aralık’tır, Doğu kiliselerin de ise 6 Ocak’tır. Bizzat Luka İncili’ne göre ise Hazreti İsa dünyaya geldiğinde mevsim kış mevsimi değildir. Bilakis çobanların kuzularını otlattığı bir bahar mevsimidir  O tamamen Hristiyanlığın kendi iç tartışmasıdır. Ama 24-25 Aralık Batı kiliselerinde Hazreti İsa’nın doğumu olarak kabul edilen bir Noel bayramıdır. Bu ayrı bir şeydir, yılbaşı ayrı bir şeydir. Bu hem dünyada hem de ülkemizde her iki uygulama birbirine çok yakın olduğu için ikisi iç içe karışmaktadır. Ülkemizde  de maalesef tamamen Noel’in bir parçası olan Noel baba, çam ağacı, ışıklandırmalar bunlar yılbaşına taşınarak Noel ile yılbaşı ikisi birbirine karışıyor. ”

”İNSANLARIN ZAMAN FENOMENİNDEN BİR İNTİKAMI”
Yılbaşıyla ilgili ikinci sorunun da yılbaşının insanların kendilerini unuturcasına bir eğlence sektörüne dönüştürülmüştür.

”Bu eğlenceyi de kitle eğlencelerini de izlediğimizde  kitle psikolojisi açısından insanların zaman fenomeninden bir intikamına benziyor. Yani zamana ‘Sen misin benim hayatımdan bir yıl alıp götürdün. Öyleyse ben de kendimi unuturcasına sabahlara kadar hele bu bir de içkiyle kumarla, piyangolarla, lotolarla, totolarla birleşince hakikaten bunu onaylamak mümkün değil, doğru değil bunlar. Gönül ister ki her yılbaşı, insanoğlunun iç içe geçmiş muhasebelerini yaparak, kendi insanlığını yeniden kurduğu bir milada dönüştürmesi geçmiş yılın muhasebesini yapması, gelecek yıla kavuştuğu için de yaratıcısına şükrederek zamanını geçirmesidir.”

“EMEK SARF ETMEDEN ZENGİN OLMA DUYGUSU”
Aşırı tüketim kültürlerinin insanlara sunduğu en büyük yanlışlardan birinin emek ve çaba sarf etmeden zengin olma duygusu olduğu ve  bu duygulara hitap etmek için de bütün toplumlarda yeni sektörler oluştuturmaktadır.

”Eskiden kumar bu sektörün en kadim argümanlarından bir tanesidir. Ama modern zamanlarda piyangolarla, totolarla, lotolarla aynı zamanda insanoğlunun bu yanlış düşüncesi bu yanlış duygusunu karşılamak için birtakım müesseseler kurulmuştur. Bunların hiçbirisinin herhangi bir inanç sisteminde, herhangi bir emeği kutsal sayan ahlak sistemlerinde kabul görmesi mümkün değildir.