GenelManşetler

Bugün 1 Muharrem mübarek 1443 İslam Âlemi’nin hicri yılı olsun

“Şüphesiz ki iman edenlere, Allah yolunda hicret edip, cihad edenlere gelince, işte onlar, Allah’ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Bakara/218) “Hakiki müslüman, o kimsedir ki; diğer müslümanlar onun dilinden ve elinin (şerrinden) emin olurlar. Hakiki muhacir, Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçan, onları terk eden kimsedir.” (Buhari)

Hicret; Müslümanlar için bir milat ve dönüm noktasıdır

Hicret; bir hayat tarzıdır…

Hicret; dünya var olduğu müddetçe hak ile batıl, adalet ile zulüm, hayır ile şer, iyilik ile kötülük mücadelesinin devam edeceği şuuruyla yaşamaktır…

Hicret; her durumda zulmün ve zalimin karşısında hak ve hakikatin tarafında yer almaktır…

Hicret; Peygamber Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicreti, sıradan bir vatan değişikliği değil, özelde İslâm tarihinin, genelde de dünya tarihinin en mühim hadiselerinden birisidir…

Hicret; Müslümanlar için bir milat ve dönüm noktasıdır.

Hicret; Müslümanların hem bireysel hem de toplumsal anlamda özgürlüklerine kavuşmalarının adıdır…

Hicret; Peygamberimiz’in, adalete ve ahlaka dayalı yeni bir toplum inşa etmesinin adıdır…

Hicret; Hz. İbrahim’in mirası olan Tevhid’in merkezi Hakk ve hakikat uğruna vatanlarını terk edenlerin, hicret ile başladıkları mücadele sonunda vatanlarını hiç kan akıtmadan yeniden fethedenlerin ve böylelikle Kâbe’nin, Müslümanların yönetimine geçmesinin adıdır…

Hicret; İslam’ın geleceği açısından bir dönüm noktası olması dolayısıyla gerçekleştirildiği tarih Hz. Ömer’in halifeliği döneminde Hz. Ali’nin teklifiyle hicri takvimin başlangıcı kabul edilen dönemin adıdır…

Hicret; nefsin, heva ve arzuların tuzağına düşmeyerek Allah’ın haramlarından uzak durmak, tevhidle, hakikatle, nurla, aydınlıkla buluşturan bitimsiz, doyumsuz yolculuktur…

Hicret; bir inkılaptı içte gerçekleşen, dışa açılan ve ışık saçan, insanın nefsiyle hesaplaşma sürecini başlatan yolculuğun adıdır…

Hicret; her türlü puta, her türlü şirke, her türlü zulme, her türlü küfre meydan okuyan bir hareketin yolcuğudur…

Hicret; bir duyuştur. His ve idrak inkılabının, bir düşünüşüdür.

Hicret; bir kaçış, bir pes ediş değildir, Allah rızası için, anadan, babadan, evlattan, maldan, vatandan, yuvadan, hatta serden vazgeçişin ibretli ve meşakkatli bir göstergesidir…

Hicret; zulümden adalete, küfürden imana, cimrilikten cömertliğe, korkaklıktan cesarete, esaretten özgürlüğe, düşmanlıktan kardeşliğe ve zulüm yurdundan selam yurduna dönüştür…

Hicret; Namaz, İnfak, Sabır, Cihad, Oruç gibi insanı günahlardan uzaklaştırıp takvaya eriştiren bir ibadettir…

Hicret; Peygamberimiz’in de buyurduğu gibi  “Hakiki hicret kötülükleri terk etmektir. Hakiki muhacir, Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçan, onları terk eden kimsedir” emrine uyabilmektir…

Hicret; sadece bir takvim başlangıcı değil; bir çağın kapatılıp yeni bir çağın açılmasıdır. İnsanî ve İslâmî haklarını gasb eden tâğutlardan berî olmak, zulme karşı çıkma ve son verme eylemidir.

Comment here